15 Mart 2011 Salı

KALAN SAĞLAR BİZİMDİR

Herkes Galatasaray'da Gheorghe Hagi'nin istifasını beklerken, sürpriz hamle Bernd Schuster'den geldi. Futbol dünyasında her şeyi paraya endekslemeyen birinin olduğunu görmek güzel. Böylece son yıllarda Vicente Del Bosque ile başlayan "dünyaca ünlü teknik adamların Türkiye'de yarattıkları hayal kırıklıkları" silsilesine bir kişi daha eklenmiş oldu. Kulüp başkanlarının (sadece 4 tanesinin) ligin sonu yaklaşırken yarattıkları kaos ortamına dahil olmamayı, kenarından geçip gitmeyi tercih etti "Sarı Melek". Son derece aykırı bir insan olduğunu her an gösterdi. Her hareketiyle "Kural tanımam" dedi. Beşiktaş yönetimi ise bundan sonra yapacağı hamlelerle kriz yönetimini nasıl uygulayacağını gösterecek.

Taraftarın çok üzüleceğini sanmıyorum. Belki bir burukluk olabilir. Ama olmamıştı işte. Olamamıştı. Transfer edilen onca önemli oyuncu, ki bazılarının ne kadar yeterli olduğu tartışılır (bk. Hugo Almeida), gerekli etkiyi yaratamadı. Sıkıntıları arkada bırakıp kendilerine gelemediler. Kötü gidiş çok uzadı. Bugün yerlerde sürünen Galatasaray'la neredeyse aynı puandalar. Oysa başlarda oynanan güzel futbol herkesi büyük beklentiler içine sokmuştu. Ama biz böyleyiz maalesef. Kendimizi ya gerektiğinden çok yukarıda görürüz ya da aşağıda. Genellikle birincisi. Dönüp bakmayız nereden nereye geldiğimize, diğer ülkelerin geçirdikleri aşamalara.

Bu kadar yatırımın karşılığında tabii ki başarı beklenir, ama iyi bir stratejiyle büyümeyi yıllara yaymak ve altyapılarımızı etkin kullanabilmek daha sağlıklı olmaz mı? Asıl sorun UEFA Kriterleri devreye girince olacak. Her şeyi kılıfına uydurmayı başaran yöneticilerimiz hiç ummadıkları sürprizlerle karşılaşabilirler. O zaman teknik adamlar ve futbolcular için harcadıkları ve karşılıklarını alamadıkları milyonlara daha çok yanacaklar!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder